![]() |
Amerika kısmındaki Niagara şehri nispeten daha eski bir yerleşim gibi. İçinde güzel barlar olan hoş bir şehir merkezi. Şelalelerin olduğu kısmı milli parka çevirmişler. Kanada kısmında olan turlar aynı şekilde Amerika kısmında da var. Anladığım kadarıyla su ortak kullanım alanı. Turlardan bahsetmişken, diğer bir tur da tünellerden geçerek şelalerin hemen altına kadar gitmenizi sağlıyor. Ama bu gezi kesinlikle güneşli, güzel bir havada yapılmalı. Suyun üzerinde oluşan renk oyunlarını izlemek harika. Şelalelerin tam karşısında tam da iki ülkenin arasında, her iki kısmıda rahatlıkla görebileceğiniz bir noktada bizim Boğaz köprüsüne benzeyen Gökkuşağı köprüsü bulunuyor.Kanada kısmı nispeten daha küçük olmakla birlikte biraz daha turistik gibi. Geceleri şehrin içinden yükselen sesler, ışık gösterisi ve şelalelerin sesiyle güzel bir ahenk oluşturuyor. Her iki tarafta gazinolar var rengarenk. Ancak bizim ilgimizi daha ziyade canlı müzik yapan restoranlar çekti. Özellikle Brezilya tarzı restoranları hararetle tavsiye edebilirim. Gerek şovları, gerekse menüsü oldukça doyurucu. Kesinlikle aç gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.Aslında bunca yıldır romatizmin yaşanabileceği en güzel yerlerden biri olarak duyduğumuz, filmlerde balayı için ille de tek geçilen bir yer olarak gördüğümüz Niagara şelaleleri, anlatıldığından daha sade, daha huzurlu bir yer. Oldukça güzel bir yer olduğu muhakkak ancak ben de Ürgüp, Göreme yi gördüğüm zamanı hatırlattı. Aslında bizim yıllardır kartpostallardan gördüğümüz büyük peri bacalarının gerçekte yalnızca bir kaç tane olduğunu, gerisinin yine de görkemli olmakla birlikte peri bacalarından çok değişik yerşekilleri olduğunu gördüğümde, o günkü çocuk aklımla ilk başta hayal kırıklığı yaşadığımı ama daha da gezdikçe yine de ne kadar büyük bir zenginliğe sahip olduğumuzu düşündüğümü hatırlıyorum. Şimdi aynı şekilde nedenini bilmeden Niagara şelalalelerini yıllarca nasıl hayal ettiysem, yalnızca üç tane şelale olduğunu, ama asıl reklamı yapılanın Kanada kısmındaki büyük Atnalı şelalesi olduğunu görünce sadece bu kadar mı demek geldi içimden. Ama bu söylediklerim size yanıltmasın. Yine de dünyada kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyorum. Böylesi bir doğa harikasının bir ikincisi olmadığı aşiköe2r. Ancak burada yaşayan insanların, sahip olduklarını nasıl temsil ettiklerini, nasıl da reklamını yaptıklarını görünce, karşılarında şapka çıkarmamak içten bile değilBuradan ayrılırken gözümün önünde Niagara şelaleleri, aklımda ise kendi ülkemin güzellikleri vardı. Nasıl oluyor da gözlerimizi kapayıp, hissetmeden, düşünmeden kaybettiklerimiz Biz ki onlarca medeniyetin beşiği olmuş bir toprak parçasında elimizin altında muazzam bir doğayla yüzyıllarca yaşayıp gitmişiz. Sizce ülkemiz daha fazlasını hak etmiyor mu? Daha açık yürekleri, aydınlığı, geleceği hak etmiyor mu?Sevgiler,Yasemin

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder